Kanguru Erken Çocukluk Eğitim Modeli, Mavi Kanguru Anaokullarında kullanılan erken çocukluk eğitim modelidir. Bu model; Mavi Kanguru’nun kurucusu Gelişim Psikolojisi Uzmanı Cihan Züleyha Aydın Özdemir’in anneliğinden, akademik çalışmalarından, Mavi Kanguru Oyun Gruplarında edinilen deneyimden, Mavi Kangurudan hizmet alan tüm anne-baba ve çocukların katkılarından gelişmiş özgün bir modeldir. Bu modeli özgün kılan temel özellikleri:

  • Türk kültüründen doğmuştur. Kültürümüze özgüdür. Bize aittir. Bu modelde yetiştirilmiş çocuklar kültürel değerleri hakkında fikir sahibidir. Kültürümüzün değerleri ve güzellikleri hakkında fikir sahibi olarak yetişen miniklerimiz, Batı kültürünün baskınlığından korunarak, muazzam bir özgüven ile yetişirler.
  • Bu kültürel değer algısı yerleştirilirken başka hiçbir kültür yerilmez, azımsanmaz. Böylece bu modelde yetişen miniklerimiz kendileri olmaktan memnun, farklılıklara saygı duyan ve önem veren, başkaları ile değil sadece kendisi ile yarışan, mutlu ve memnun insanlar olarak yetişirler.
  • Model tasarlanırken, çocukların anaokulu sonrasında Türk eğitim sistemine dâhil olacakları dikkate alınır. Bu sayede Mavi Kanguru minikleri, erken çocukluk eğitimi sonrasında akademik yaşamlarında yüzleşecekleri zorluklara hazırlanmış sağlam birer birey olarak yetişirler.
  • Çocuk odaklı bir modeldir. Çocuklar, içsel motivasyonları ile hareket ettiklerinde olağanüstü bir öğrenme deneyimi yaşarlar. Bu öğrenme hem keyifle hem de fark etmeden gerçekleşir. Öğrenme anında yaşanan bu olumlu duygular, beyinde öğrenmeye dair olumlu tutumların gelişmesine sebep olur. Mavi Kanguru Minikleri, öğrenmekten keyif alan bireyler olurlar. Miniklerimiz her gün yaptıkları takım toplantılarında o günkü programlarının üzerinden geçerler. Fikirlerini sunarlar ve programlarında mümkün olan değişiklikleri yaparlar.
  • Bireysel farklılıkları gözetir: Her çocuk kendi hikâyesini yazar. Kendi hikâyesini yazması desteklenen her çocuk mutlaka mutlu bir birey olur. Mutlu bireyler başarılı bireylerdir.
  • Bireysel gelişimsel farklara özen gösterir: 14 kişiden oluşan takımlar (genel eğitim literatüründe sınıfa benzer) bireysel gelişim değerlendirmeleri sonucu gelişimsel özellikleri açısından detaylı şekilde tanımlanmış çocukların kendilerine en uygun takıma yerleştirilmeleri sonucu oluşturulur.
  • Çocukların içindeki liderlik özelliklerine vurgu yapılır: Her çocuğun çok iyi yaptığı bir şey vardır. Takımların yıl boyunca yaptığı proje ve etkinliklerde, her çocuğun belli bir süre takımına liderlik etmesi sağlanır.
  • Yetişkinlerle çocuklar arasında hiyerarşik bir ilişki yerine, dayanışma odaklı bir ilişki kurulur: Modelde öğretmen kavramı kullanılmaz. Modeldeki uzmanlar ‘Takım Rehberleri’dir. Takım rehberleri, kendi ajandalarında bulunan öğrenme hedeflerini takımlarının ne zaman ve nasıl kazanacağı konusunda baştan fikir yürütmezler. Öğrenme, takımın kendilerine sunulan fiziksel ve zihinsel uyaranlara verdiği tepkilerin rehber tarafından minimum yönlendirmesi ile oluşur.
  • Sınıflar yerine istasyonlar vardır: Tüm gününüzü bir odada geçirmek yetişkinlikte bile ne kadar zor değil mi?! KEÇEM’de çocuklar gün içinde materyaller ve tekniklere göre ayrıştırılmış çeşitli istasyonlarda etkinlikler yaparlar. Böylece hem hareketin bereketinden faydalanırlar hem de aynı temayı farklı mekân ve materyallerle çalışarak öğrenmelerini pekiştirirler. Bu yöntem öğrenmede bireysel farklılıkları da destekler. Bilişsel odada yapılan bir matematik etkinliğinde öğrenmesi gerçekleşmemiş bir miniğin aynı konuyu müzik odasında çalıştığında muazzam bir performans gösterme olasılığı yüksektir. Çünkü her çocuk öğrenir fakat her birinin öğrenme yöntemi ve hızı diğerinden farklıdır. İstasyonlarımız:
    • Kaba Motor Geliştirme İstasyonu
    • Sanat ve Duyusal Uyarım İstasyonu
    • Hayal Odası ve Kütüphane
    • Bilişsel Uyarım İstasyonu
    • Müzik-Ritim İstasyonu
    • Kum-Su-Toprak İstasyonu
    • Beslenme İstasyonu
  • KEÇEM’in çocuğa yaklaşımı bütüncül olmakla birlikte sosyal duygusal gelişim bizim için çok önemli bir yer tutar: Yeni doğmuş sağlıklı bir bebek ne yapar? Başka insan yüzlerine ilgi gösterir. Hareketleri, duygularına göre şekillenir. İyi hissettiren şeye yaklaşır ve gülümser, kötü hissettiren şeyden yüz çevirir ve ağlar. Ayrıca, beyindeki öğrenme merkezi ile duyguların kaynağı olan merkezler yan yanadır. Bu sebeple içinde yoğun duyguların barındığı anılarımız, olumlu-olumsuz, hafızamızda sağlam bir yer edinir. Özetle, bizim için önce çocuklarımızın mutluluğu önemlidir. Mutlu çocuk motivasyonu yüksek çocuk demektir ve motivasyon varsa insanın başaramayacağı bir şey yoktur.
  • İlişkisel bir modeldir: Çocukların bizlerle, akranları ile, mekanla ve kendileri ile kurdukları fiziksel ve duygusal ilişki-bağ çok değerlidir. Bu ilişkilerin sağlıklı ve güçlü olması modelin temel hedeflerindendir.
  • Doğa, eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğa ile temas halinde yaşayan bireylerin hem hayata bakışları gelişir hem çevreye saygıları pekişir. Ayrıca doğa çocukta muazzam bir motivasyon kaynağı sağlar.
  • Modelde ebeveynler eğitimin çok temel bir parçasıdır: Çünkü biz işimizin uzmanıyız, siz çocuklarınızın. Sizin desteğiniz ve iş birliğiniz olmadan erken çocukluk eğitiminde optimum başarıya erişmemiz mümkün olmaz.
  • Çocukların doğuştan getirdikleri soru sorma cesaretini destekleyen bir modeldir: Modelde çocuklarımızın eleştirel düşünme becerilerine, soru sorma heves ve cesaretlerine özen gösterilir. Çocukların felsefe ile tanışmaları için en ideal zamandır erken çocukluk dönemi zira biz onları kalıplarımıza sokmadan önce onlar zaten muazzam birer filozof gibi düşünürler.